TEDİRGİN EDİCİ GELİŞMELERİN HABERCİSİ TAHRAN ÇARŞISI

Altı yıl önce ABD ve Avrupa İran’ın nükleer silah üretme olasılığına, kapasitesine karşılık takındıkları tavrı, geçtiğimiz yıl ekonomik ambargoyla taçlandırdıklarında hedeflerinin, her zamanki gibi, İran halkı değil doğrudan rejim olduğunu söylemişlerdi. Fakat aybaşında iki gün içerisinde İran Riyali %25 değer kaybederek ülkede adeta bomba etkisi yarattı. Geçen yılın sonlarından beri büyük bir hızla düşen Riyal bu ayın başında düşüşündeki en büyük adımı atmış oldu. Temel gıda fiyatları da dâhil olmak üzere birçok mal ve hizmet iki katından fazla pahalı hale geldi. Johns Hopkins University’den ekonomi profesörü Steve H. Hanke, aylar öncesinden yayınladığı bir makalede petrol gelirlerindeki daralmanın işsizlik ve enflasyonu aynı anda arttırarak bir felakete dönüşeceğini işaret etmişti. Öyle ki %29 olarak beklenen resmi enflasyon rakamlarının şimdiden %69,6’a yükseldiği söyleniyor. Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nden Gary Hufbauer, The Washington Post’a verdiği demeçte ambargoların yanı sıra İran’ın bir süredir Dolar ya da Euro’yu tercih etmeden yapmaya çalıştığı ticaret nedeniyle yabancı para rezervlerinin azaldığını bunun yerine altın biriktirdiğini, dolaysıyla iç pazarda azalan dövizin bir de bu nedenle değer kazandığını belirtiyor. Geçtiğimiz ayın sonlarında çalışma bakanlığına gönderilen on bin imzalı bir dilekçede fiyatların hızla arttığı ve işsizlik oranının resmi olarak açıklanan %12’den en az üç kat daha fazla olduğu, binlerce işçinin çok düşük ücretlerle geçinmeye çalıştığı belirtiliyor ve bu durumu düzeltmek için bir şey yapılmazsa “çarşının karışacağı” söyleniyordu. Nitekim Çarşamba günü Tahran’daki büyük çarşıda esnaf ve polisler arasında oldukça sert bir çatışma yaşandı. Tahran şehir merkezindeki kapalı çarşı neredeyse ülke ekonomisinin eğilimlerinin belirlendiği, çok büyük miktarlarla el değiştiren nakit para nedeniyle ticaretin de kalbi konumunda. Dolayısıyla yöneticilerin siyasi unsurlarla şekillendirdikleri ekonomik politikalardan doğrudan etkilenen, verdiği tepkiler nedeniyle de hükümetin doğrudan etkilendiği bir merkez. Perşembe günü de süren kısa sürede artan olaylar geçmişte defalarca doğrulanan bu ilişkinin yeni bir kanıtı gibiydi. Ahmedinejat’ın başta halkçı görünen fakat iyi ve akıllıca yönetilemediği için eleştirilen ekonomi politikaları, askeri alanda yapılan büyük harcamalara ekonominin en büyük itici gücü olan petrole uygulanan ambargolar da eklenince düşüşün ivmesi artmış oldu. The Economist’in aktardığına göre, İsrail Ekonomi Bakanı Yuval Steinitz sadece petrol ambargosu nedeniyle İran’ın gelirlerinin %45 – 50 oranında azaldığını söylüyordu ve ellerini ovuşturuyordu. Tabi batılı aktörlerin ilk baktıkları yer bu daralmanın ve sıkıntıların İran’ın nükleer programını uluslararası gözlemcilere açıp açmayacağı oluyor. Fakat daha önemlisi, İran’da yaşanacak iç karışıklıkların boyutu ve bunların sebep olacağı bölgesel gelişmeler. İsrail’in bu karmaşayı nasıl izleyeceği de kuşkusuz çok önemli. The Independent dört ekimdeki sayısında İran’ın ekonomik seyriyle ilgili ayrıntılı incelemesinde bu yeni ve ani gelişen ekonomik durumun ve peşinden gelen halk protestolarının İran’ın Suriye’ye gösterdiği desteğin azalmasına hatta giderek ortadan kalkmasına sebep olabilir mi diye soruyor ve bu yöndeki gelişmeler nedeniyle Ahmedinejad’ın şimdiden baskı altına girmeye başladığını not ediyordu. Londra’daki Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nden silahlanma uzmanı Mark Fitzpatrick, oyunun seyrini değiştirecek üç şeyden bahsediyor. Birincisi; Bu karmaşada radikalleşecek bir İran yönetiminin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın gözlemcilerini ülkeden kovması ve Nükleer Silahsızlanma Anlaşmasına taraf olmaktan vaz geçmesi. İkincisi; bu gözlemcilerin %20’den fazla zenginleştirilmiş Uranyum bulmaları. Üçüncüsü ise bu keşfin batılı gizli servislerce yapılmasıdır. Bütün bu faktörler ve gelişmeler şu an Amerikan başkanlık seçimlerinin gölgesinde kaydediliyor. Aralık ayından sonra bu sürece ABD’nin tepkisi ne düzeyde ve biçimde olacak göreceğiz. Ama şimdiden korku rüzgarları esmeye başlamış durumda.